BEKAR ANNE OLMAK

Yalnız kadın olmanın bir kaç formu vardır…Çocuklu ve çocuksuz yalnız kadınlar, çalışan ve çalışmayan yalnız kadınlar, ailesiyle yaşayan ve ailesinden ayrı yaşayan yalnız kadınlar…Ben size çocuklu,çalışan ve ailesinden ayrı yaşayan yalnız kadını anlatacağım…Diğer yalnız kadınlarla ortak ve ayrı noktaları muhakkak vardır ama kıyaslama yapmayacağım…
‘Dul kadının kocası çok olur…’ diye bir söz var anadolu’da…Bunu bizim insanımız ‘Dul kadın çok erkekle birlikte olur…’ şeklinde yorumlar ama sözün anlatmak istediği bu değildir…Eğer evli bir kadınsanız size kocanızdan başka kimse karışamaz…Toplumun ahlak anlayışına uymayan davranışlarda bile bulunsanız ve bunu ulu orta yaşasanız bile, herkes ‘kocasının problemi’ der…Kimse size veya eşinize yorum yapmaz, onaylamadığını söylemez, hatta bunu konuşmaya bile cesaret edemez…Üçmaymunu oynar…’Görmedim,duymadım,bilmiyorum’…’Kral çıplak’ diye bağırma cesaretini gösterenlerde afaroz edilir…Öyle bişey yoktur, sen yalancısındır, kıskançsındır sadece…Ama dul bir kadınsanız, siz herkesin (ailenizin, arkadaşlarınızın, komşularınızın) problemisinizdir, herkes sizin kocanızdır…Size karışma, fikir verme, müdahale etme, yorum yapma, hakaret etme hakkına sahip hissederler kendilerini…
Bunun için birşey yapmanız da gerekmez…Bir arkadaşınızla selamlaşmanız, dışarıda bir kahve içmeniz, evinize davet etmeniz ya da sevgili olmanız bile gerekmez…

Evli ve mutsuz kadınlar, sevgililerini elinden alacağınız fantezisini kurarlar…Sizinle arkadaşlık etmesinin sebebi bile kocasıyla kavga ettiğinde çat kapı gelebilmek, dışarıya çıkarken sizi bahane edebilmek, ya da sevgilisiyle evinizi kullanabilmek ve eğer işler yolunda gitmezse benim değil onun sevgilisi diyebilmek içindir…Kendilerine bir koca yetmezken, size bir sevgiliyi çok görürler…Eşlerinden ayrılmazlar çünkü onlar özgür kadın olmanın sorumluluğunu değil, rahatlığını isterler sadece…Bu yüzden hem evlilik kurumunun, hem kocalarının bütün nimetlerinden faydalanırlar, hemde yalnız bir kadın gibi özgür davranırlar…Çocuğunu eşine bırakıp yemeğe, spora, kursa, konsere, sevgilisine gidebilirler…Ama yalnız bir anne özgür değildir…Onu eve bağlayan elektronik bir kelepçeyle yaşar…Çocuğunu kimseye bırakamadığı için, sosyal etkinlikte bulunamaz, sevgilisiyle dışarda buluşamaz, evine davet edemez, evine gidemez… Evli ve mutlu kadınlar kocalarını ayartacağınız fantezilerini kurarlar…Eşlerini aldatan onca evli insan varken ve bunların çoğu ailecek görüşen, hatta aile dostu olan insanlar olmasına rağmen…Evinde oturan, kocasına abi diyen, (buna rağmen kocasının şansını denemekten geri durmadığı ve reddedildiği) yalnız kadını tehdit olarak görür…Ve erkekler asla aldatmaz, onları kadınlar ayartır…Evli erkekler ikinci eş, ikinci ev fantezileri kurarlar…Sanırlar ki yalnız kadının tek ihtiyacı, evli erkeğin belki haftada bir ona ayıracağı bir kaç saattir…Ama yalnız kadın sevdiğiyle gezmek ister, dolaşmak ister, koluna girmek, elini tutmak ister, ihtiyaç duyduğunda arayabilmek, sarılıp yatabilmek ister…Bekar erkekler bir gece geçirmenin fantezisini kurarlar…Ama yalnız kadın da bir yuva kurmak ister…Ve bekar erkekler yalnız anneyi buna layık görmez…Çünkü onlar için kadının değerini belirleyen cinsel deneyimidir…Bir eşya gibi, ne kadar az kullanılmışsa, o kadar kıymetlidir…Kendisinin erkek olması onun değerli olması için yeterliyken, kadının düşünce yapısının, yeteneklerinin, güzelliğinin, kariyerinin, ekonomik gücünün, hiçbir önemi yoktur…

Toplum olarak yalnız kadının sorunlarıyla ilgilenmeyiz…Paran var mı diye sormayız…Oysa evin ihtiyaçlarından, çocuğun masraflarından, anne çalışıyor bile olsa, kendisine sıra gelmez…Çift maaşlılar gibi giyinemez, alışveriş yapamaz, sosyalleşmez, dışarda yemek yiyemez…’İhtiyacın olduğunda çocuğuna bakarım’ demeyiz…Oysa çalışan annelerin en önemli ihtiyacı, işteyken çocuklarını emanet edebilecekleri güvenilir insanlardır, ama hiç tanımadıkları insanlara, para vererek çocuklarını bırakmak zorunda kalırlar, bazen parayla bile bakacak kimseyi bulamaz, çocuklarını işe götürmek zorunda kalırlar…Çocukları hastalandığında ya da okulda toplantı olduğunda gönderecek babaları olmadığından, ailelere göre daha çok izin almak zorunda kalırlar…İş arkadaşları ve amirleri tarafından bu durum anlayışla ve hoş karşılanmaz… Kendileri hastalandığında da dinlenemezler, çocuklarına bakmak zorundadırlar…Çocuk sabaha kadar ağladığında, kapısını çalıp hasta mı doktora götürelim mi demeyiz ama, eve kimin girip çıktığını takip ederiz…Market, pazar alışverişini çocukla birlikte nasıl yapıp taşıdığı bizi ilgilendirmez ama nereye, kime gidip geldiği, kiminle görüştüğü, bizi ilgilendirir…Hatta varsa bir sevgilisi, ‘onunla birlikteyse benimle de olmalı’ der hesap sorarız…Çünkü kadının duyguları yoktur…Ya kimseyi sevmeyecek ya da herkesi sevecektir…
Biz çok ahlaklı bir toplumuz…Evli insanların eşlerini aldattığı, çocuk pornosu izlenen, insanlar sustuğu için istatistik bile yapılamayan ensest ilişkilerin olduğu, kız çocuklarının kardeşlerini doğurduğu, çocuk gelinlerin olduğu, reşit olmayan kızların doğum yaptığı, hayvanlara tecavüz edildiği, çocukların tecavüz edilerek öldürüldüğü bu ülkede, bütün derdimiz yetişkin yalnız kadınların cinsel ihtiyaçlarını nasıl karşıladığı…Çünkü biz çok ahlaklı bir toplumuz….

Bu toplumun gerçek yüzünü, yalnız bir kadından daha iyi kimse göremez…Anlamak istemediğimiz bişey var…Yalnız kadınlar duygusuz ve çarpık ilişkiler içine girmektense cinsel isteğini bastırmayı yeğliyor…Yalnız kadınlar annelik yapmaktan, babalık yapmaktan kadın olduğunu unutuyor…Yalnız kadınlar hayat arkadaşı arıyor…Sevinçlerini, üzüntülerini paylaşabilecekleri, hayatın zorluklarını birlikte omuzlayabilecekleri, sevip sevilebilecekleri, güvenip yuva kurabilecekleri adamlar…Bu kadınların bir suçu var evet…Yanlış bir adama aşık olup evlenmek ve çocuğunu dünyaya getirmek…Şimdi ödedikleri bedel de, bunun bedeli….Yalnız anne olmak zaten çok zor, onları rahat bırakın, hayatlarını daha da zorlaştırmayın…
Yazdıklarım ağır gelebilir ama, asıl ağır olan yalnız kadınların yaşadıklarıdır…Bu toplumda kendi özgün ahlak anlayışını oluşturmuş, vicdanını susturmamış insanlarda var elbette…Ben bu yazımda 3 maymunları anlattım…’Kral çıplak’ diyebilenlere selam olsun…

BEKAR ANNE OLMAK” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir