VAROLUŞSAL KORKU ÖZGÜRLÜK

Özgürlük ilk duyulduğunda kulağa hoş gelse de, her insan özgür olmayı istediğini söylese de, özgür olmak sorumlulukla birlikte gelen ve sağlanması çok zor bir durum….Çoğu insan kendisini keşfedip inandığı gibi özgürce yaşamanın toplumsal ve bireysel bedelinden korktuğu için, ne kendini arar ne de bireysel yaşamak ister…Çünkü sürüyle yaşamak her zaman daha güvenlidir…Sürüden ayrılanı kurt kapar..Diğer yandan özgür bir birey olmak için yaptıklarının sorumluluğunu da almak gerekir…Başımıza gelen iyi şeylere nasıl sahip çıkıp, ben yaptım, benim diyebiliyorsak…Kötü şeylere de sahip çıkmak, kaderi ya da başkalarını suçlamamak gerekir…Bunu yapmazsak özgür bir birey olamadığımız gibi tecrübelerimizden de faydalanamayız, gelişim ve değişim gösteremeyiz…

Özgürlük ve sorumluluk korku yaratır…Korkuyu yok etmek ya da katlanılabilir bir hale getirmek için insanlar savunma mekanizmalarına ihtiyaç duyarlar…Bunlardan 1. si BAĞIMLILIK GELİŞTİRMEKtir…Bağımlı ilişkiler, sex bağımlılığı, kumar, madde bağımlılığı bunlara örnektir…Hertürlü bağımlılık gerçeklerden kaçıştır…

2. savunma; SORUMLULUĞU BAŞKALARINA YÜKLEMEK…Bu şekilde sorumluluktan kaçan kişi hem sorunlarının çözümünde sürekli başkalarından yardım beklediği gibi, sorunlularının sebebi olarak da başkalarını suçlamaktadır…Ortaya çıkan istenmeyen sonuçlar, hep başkalarının hatalarından kaynaklanmaktadır ve çözümünde de yine başkalarının desteğine ihtiyaç duyulur…Bu durum 3. Savunma mekanizması KURBAN ROLÜNE BÜRÜNMEyi de doğurur…Olayların kendi dışında geliştiğine dair inanç geliştirmişlerdir…Kader kavramını burda çok iyi anlamak ve kötüye kullanmamak gerekir…Mevlana’nın dediği gibi; hayat bize yol ayrımlarını verir…Yolu seçmek yolcuya aittir…O zaman hayat karşısında ne tümüyle aciziz, ne de tümüyle hakim…

4. Savunma mekanizması KONTROLÜ KAYBETMEK; olaylar karşısında aşırı, uygun olmayan, orantısız tepkiler vererek, sorumluluk almaktan kaçınmak…Bu tepki kendini kurban rolünde hissetmeyle ortaya çıkıp, suçlu pozisyona düşmeyle sonuçlanabilir…Kendimize ve suçladığımız insanlara zarar vermek yerine, hatadaki payımızı üstümüze alıp payımıza düşen tecrübeye sahip çıkmalıyız ki özgür olabilelim…

5. Ve son savunma mekanizması KARAR VERİCİ POZİSYONDAN KAÇINMAK için, kararsızlığa sığınarak tepkinin anlamlı olacağı süreci geçirmek…Burada da yine kadercilikten bahsedebiliriz…Herşey olacağına varır inancıyla, tercih yapmayıp suyu akışına bırakmak….Sonuçlar olumlu olursa ne mutlu, olumsuz olursa hayat suçlu…Çünkü biz böyle olsun istemedik…

Özgürlüğün sorumlulugundan kaçmanın yolları olduğu gibi, özgür olabilmenin de sonuçları vardır…Kendi seçimlerini yapabilmiş ve sonuçları kötü de olsa kabul edebilmiş insanlar ÖZGÜN insanlardır…Bu yüzden kimseye değil sadece kendilerine benzerler…Onlar güvenli limandan ayrılmayı göze almış, açık denizlere açılma cesaretini göstermiş, dev dalgalarla savaşmayı öğrenmiş, gemiyi batırdıklarında sadece kendi kollarıyla karaya çıkabilmiş yalnız insanlardır…Sığ sularda kalabalık bir limana demir atıp paslanmamış, derin suları, dev dalgaları görerek güvertelerini yıpratmışlardır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir