TAMAM MIYIZ?

Zaten tam olanın, tamamlanmaya ihtiyacı yoktur…

Hepimiz zaman zaman kendimizi eksik hissederiz…Haklıyızdır da, o an için eksiğizdir…Eksik olanı çok uzun süre ruh eşimiz sanırız…Gelip bizi tamamlayacağına inanırız…Sonra bir ilişki içinde de eksik ve yalnız hissedilebileceğini farkettiğimizde, eksik olanın bir başkasının bize vereceği sevgi, saygı, güven, farkındalık ve şefkat degil, özsevgi, özsaygı, özgüven, özfarkındalık ve özşefkat olduğunu keşfederiz…

Yeterlilik ikiye ayrılır… Maddi yeterlilik, manevi yeterlilik…Manevi yeterlilik için, maddi yeterlilik şarttır fakat maddi yeterlilik, her zaman manevi yeterlilik duygusu sağlamaz…Ekonomik gücünüz ve sağlığınız yerindeyse, temizliğini yapabildiğiniz bir eviniz, yemekler yapabildiğiniz bir çocuğunuz, kullanabildiğiniz bir arabanız varsa, madde boyutunda yaşamak için yeterlisiniz demektir…Fakat bütün bunlara rağmen kendinizi tatminsiz hissedebilirsiniz…Birşey eksiktir…Çünkü insan biyolojik olduğu kadar,ruhsal bir varlıktır da…

İnsanlar, içinde zıtlıkları barındıran küçük evrenlerdir…Eril enerji ve dişil enerji de bunlardan biridir…Kadınlarda dişil enerji daha yüksektir fakat eril enerji de bulunur, erkeklerde eril enerji daha yüksektir fakat dişil enerji de bulunur…Bu enerjileri dengeye getirebilmemiz için, bilinç dışı olarak, bizde eksik olanı taşıyan insanları hayatımıza çekeriz…Dengeye gelmek sancılı bir süreçtir…Zamanla, dengeyi bir ilişki içinde de, kendi içimizde de bulabiliriz…

Siyah da beyaz da eksiktir…Bütünleştiğinde, tek olduğunda, bir olduğunda tamamlanır ama artık gridir…

Tamam hissetmek için bir çok manevi unsur bir arada bulunmalı…Biri yoksa eksik kalırsın…Bu yüzden bireysel olarak tamamlanma çok zordur…Kolay yolu, ruh eşinin gelip seni tamamlamasını beklemektir, ki eksik olan seni nasıl tamamlayabilir? Bu yüzden kendi içimizde tamamlanmadan, bir ilişki içinde de, bir gruba mensupken de, kalabalıklar içinde de yalnız ve yarım hissedeceğiz…Önce kendimizi sevmesini, kendimize ait olmayı, kendimize bağlanmayı öğreneceğiz…Önce kendimizle olan ilişkimizi düzelteceğiz…Kendimize anlayış, hoşgörü, şefkat ve merhamet göstereceğiz…Çünkü en uzun ilişkimiz kendimizle olacak…Kendimizle eğlenmeyi, hoşvakit geçirmeyi, kendimizden sıkılmamayı öğreneceğiz…Kendimize güvenmeyi, kendi karalarımızı kendimiz alabilmeyi, sonuçları ne olursa olsun bedelini kendimiz ödemeyi ve hatalarımızdan da, mutluluklarımızdan da pişmanlık duymamayı öğreneceğiz…Çünkü bugün bizi, o geçmiş yarattı ve biz o geçmişle geleceğimizi yaratacağız…Kendimize yetmeyi, güçlü olmayı, hayal kurmayı, çalışmayı, başarmayı, minnetsiz yaşamayı, kendimize saygı duymayı öğreneceğiz…Kendimizin farkına varacağız…Hayat insanın kendine yolculuğudur…Yaşanan her şey bizi kendimize yaklaştırdığı sürece amacına hizmet eder…Bizi kendimizden uzaklaştıran her yol yanlıştır…Kendimizi bulacağız, kendimiz olacağız, kimseye benzemeyeceğiz…Sanatla anlatacağız kendimizi, giyimle, saçla, makyajla değil…İçimizdekileri dökeceğiz, kağıda, enstrümana, tuvale, sesimize, dansımıza…Evrenle bütünleşeceğiz sonra, parçası olduğumuz sonsuzlukla…Her an onunla olduğumuzu, onun bir parçası olduğumuzu, o olduğumuzu bilerek yaşayacağız…Hayattaki en büyük sorumluluğumuz kendimize karşı olandır…Sizi, sizin kadar kimse üzemez ve sizin kendinize katabileceklerinizi, kimse size veremez…Kendinize iyi davranın…

Psikolojik ihtiyaçların karşılanmaması, sadece çorbayla beslenmek gibidir…Hayatta kalırsınız ancak kendinizi tam olarak beslenmiş hissetmezsiniz…DR. RİCK HANSON…Beynin mutluluk ayarları kitabından…

TAMAM MIYIZ?” için 2 yorum

  1. Her varlıgın gıdası vardır
    Kalbin sevgiye
    Aklın düşünmeye
    Bedenin doyurulmaya
    Ruhunsa huzura oldugu gibi
    Ne tür bir varlık olursa olsun doyurulmayan o varlık varlıgını sürdüremez hastalanır ve nihayet sonu bulur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir