ORGANLARINI BAĞIŞLA, YAŞA VE YAŞAT…

Organ bağışı neden bu kadar az?

Her ölenin organları başka hastalara nakledilemez… Hastanın yoğun bakım şartlarında, beyin ölümünün gerçekleşmiş olması ve kalbinin hala çalışıyor olması gerekir… Bu duruma ek olarak, organ bağışıyla ilgili toplumsal ve dini algılarımızın negatif olması sebebiyle, beyin ölümü gerçekleşen her hastanın organları, ailesi rıza vermediği için nakil edilememektedir.. Kişi her ne kadar yaşarken organlarını bağışlamış olsa da, ölümünden sonra nakil kararını aile vermektedir… Organ bağış formları ve kartları sadece vasiyet görevi görmektedir…

Organ bağışıyla ilgili bakış açımızı neden değiştirmeliyiz?

Bizim ya da en yakınlarımızın da bir gün organ bağışına ihtiyacı olabileceğini düşünmüyoruz… ‘Tam doğduk, tam ölmeliyiz’ şeklindeki gerçekçi olmayan inanışa sahibiz… Buna dayanarak organlarını bağışlamak istemeyenler, kendilerine kanser teşhisi konsaydı ve kanserli organın tamamının ya da bir kısmının alınması gerekseydi… ‘Tam ölmek istiyorum….’ diyerek ameliyatı reddeder miydiniz?… Ya da organ bağışına ihtiyacınız olsa ve makineye bağlı ölümü ya da organ bağışını bekliyor olsaydınız… Size bağışlanan organı da reddeder miydiniz… Organınız iflas ettiğinde zaten artık tam olmuyorsunuz… Zaten tam olsak ölmeyiz… insanlar herhangi bir sebepten organları fonksiyonunu yitirdiği için ölür… ve her ne kadar geldiğimiz gibi gittiğimize inansak da, bedenin sonu doğaya karışmaktır…

Ölenin bedenine, ruhundan daha fazla anlam yüklüyoruz… Can bedeni terkettikten sonra bedene ne olduğunun hiç bir önemi yoktur… O artık sadece bir nesnedir… Hayat onu terketmiştir… Saygı duyulması gereken bu yüzden ölüm değil, hayattır… Yani ölümsüz olan ruhumuz ve yaşayan bedenimiz… Ölüm geride kalanlar için zordur… Ölen için her şey bitmiştir… Bedenin gömülmesi, yakılması, suya atılması ,çürümesi, hayvanlar tarafından yenmesi, bunların hepsi bedenin doğaya karışmasının farklı yollarıdır…

Ölüye saygı duyduğumuz kadar, canlıya saygı duymuyoruz… Elbette ölülerimiz kıymetlidir, onları anmak, son görevimizi yerine getirmek, onları saygıyla son yolculuklarına uğurlamak isteriz… Organ bağışını ölüye saygısızlık olarak görüp, organlarının başka bedenlerde yaşamasına izin vermek yerine, yok olmasına izin veriyoruz… Ölülerimiz ancak bizim hafızalarımızda ve diğer bedenlerde yaşarlar, mezarlıklarda değil…

İnsanlar bu yüzden ölümsüzlük için hayata bir şey bırakırlar… Bilim insanları icatlar, sanatçılar eserler yaparlar ve böylece sonsuza dek zihinlerde yaşarlar… Aslında organ bağışı ölümsüzlüğün en kolay yoludur… Ve işin kötü tarafı, ölümünden sonra organlarını bağışlamak isteyen herkes, önce beyin ölümü gerçekleşmediği taktirde, organlarını bağışlayamaz… Yani organ bağışına uygun şartlarda ölmek, ölümsüzlük için bir şanstır… Lütfen izin verin, hem sevdikleriniz yaşasın, hemde başkalarının sevdiği insanlar yaşasın… ORGANLARI TOPRAĞA DEĞİL, HAYATA VERİN…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir