KİTAPLARLA YAŞAMAK…

Kitaplar sadece okumak için değil, aynı zamanda birlikte yaşamak içindir…

WALTER BENJAMİN

Kitap okumanın kesinlikle merak duygusuyla ve yalnızlıkla bir ilgisi var…Eğer merakın başka hayatlarsa roman okursun…Bu sana kendini daha az yalnız hissettirir…Bakarsın herkes aynı hayatta…Herkesin hikayesi farklı, kimse geldiği gibi tertemiz gidemiyor bu dünyadan…Kendi hayatına mercek tutmayı bırakırsın…Yaşadıklarını o kadar da büyütmez, doğal karşılamaya başlarsın…Her hayatın bir roman olduğunu, herkesin kendi hikayesinin kahramanı olduğunu farkedersin…Sende kendi hikayeni daha sakin yaşamaya başlarsın…İnsanlar ne kadar sakin ve güçlü durduğunu söylerler, gözlerinin huzur ve güven verdiğini ama içinde kıtalar ayrılıyordur, dünyan yeniden oluşuyordur kimse bilmez, anlatsan anlamaz…Bütün icatlar ihtiyaçtan doğmuştur…Sende yazmayı bulursun, anlaşılmak ihtiyacından…Yazı senin tarafından, o gün icat edilmiştir…m.ö 3200 yılında sümerliler tarafından değil…Eğer okumuyorsan, yazmıyorsan medeniyetin başlamasını sağlayan yazı, senin için hiçbir şey ifade etmez…Okumak insanın kabını doldurur, yazmak kabını boşaltır…Kabın dolduysa okuduklarınla, yaşadıklarınla,gördüklerinle, taşmaya başlarsın yani yazmaya başlarsın…

kimi şiirlere tutunuyor, kimi şarkılara…

kimi filmlere tutunuyor, kimi kitaplara…

artık insan tutunamıyor insana… 

OĞUZ ATAY

Eğer bilinmeyeni bilmek istiyorsan ya da hakikati arıyorsan bilgi kitapları okuman gerekir…Yola, doğru bilinenleri asıl kaynaklarından okuyarak başlarsın…O zaman, hiçbir şeyin sana anlatıldığı gibi olmadığını farkedersin…Her konuda olduğu gibi kendimiz okuyup, anlayıp, yorum getirmeliyiz çünkü her yorum içinde sahibinin algısını taşır…Gerçek olarak algılanan şeylerin sahte olduğunu farkettiğinde, hakikati aramaya başlarsın…Bütün kaynakları okursun…Semavi kitapları, uzak doğu inanışlarını, yaşam felsefelerini, kuantumu, tasavvufu, evrimi, felsefe ve psikolojiyi…Artık  insana ve evrene dair biline bilecek herşeyi biliyorsundur…Zihin, yapısı itibariyle sorgular ve bilgiler arasında bağlantı kurmaya çalışır, anlamlandırmak ister…Bir süre sonra kendi özgün düşünceleriniz oluşmaya başlar…Madalyon tersine döner…Gerçeğin sanılanın tam tersi olduğunu farkedersin….Aydınlanma süreci çok sancılı ve uzundur…Kitaplar sana nasıl olman gerektiğini öğretir, insanlar nasıl olmaman gerektiğini ve sen kitaplardan ve insanlardan öğrendiklerini harmanlayıp kendi gerçekliğini bulursun…Okuyan insan tehlikelidir…Ele avuca sığmaz…Kendinden başkasına benzemez…Ne yapacağını ön göremezsin…

“Niye kitap okumuyorlar” demek, “Niye piyano çalmıyorlar” demekle aynı şeydir…Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan daha kolay değildir…Ona göre yetişmek ona göre hazırlanmak lazım gelir…Okumak bir kitaptan alınan bilgi ve karakterlerle, kendine manevi bir dünya yaratmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir…Bu çocukluktan başlayan uzun alıştırmalar ve egzersizler neticesindedir…

REŞAT NURİ GÜNTEKİN…

Klasik romanların tadı bambaşkadır…Mesela Rus yazar Dostoyevski’nin suç ve cezasını okurken, bir oda kiralamış, sadece bir parça elbiseyle, suya ekmek batırırken kendinizi bulabilirsiniz…Dondurucu soğukta paltonuza sarılmış, st.petersburg caddelerinde dolaşır, köprüden geçersiniz…1800’lerin Rusya’sından bir katil olup dönersiniz…Kitaplar kendini bulunduğu yere ve zamana ait hissetmeyenler için acil çıkış kapılarıdır…Eğer bir kitap bağımlısıysanız ve okuduğunuzu anlamamaya başladıysanız yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir…Kitap kurtları için huzurun kıstası kitap okurken uyuyakalabilmektir…

İyi kitaplar okumak geçmiş yüzyılların en seçkin zekalarıyla önceden tertiplenmiş bir konuşmaya katılmak gibidir… DESCARTES…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir