Kendini gerçekleştirmek…

Mutlu bir hayat yaşamak istiyorsanız, hayatınızı bir amaca bağlayın, kişilere veya eşyalara değil….

ALBERT EINSTEIN…

Kendini gerçekleştirmek, (varoluşsal korku anlamsızlık yazımda detaylı anlattığım) Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde, pramitin en tepesindedir… İnsani bir ihtiyaçtır ve kişisel gelişimde varılabilecek son noktadır…Kendini keşfetmeden, amaç edinmek…Amaç edinmeden, kendini gerçekleştirmek… Kendini gerçekleştirmeden, anlamlı bir hayat yaşamak mümkün değildir…Bir eşya satın aldığınızda 3 gün mutlu olursunuz… Aşk, (şu veya bu sebepten) bir süre sonra biter…Fakat potansiyelinizi keşfedip, varoluş amacınızı gerçekleştirdiğinizde, ölene dek size eşlik edecek yaşam amacınız, artık sonsuz tatmin kaynağınızdır…Sanat sizi üzmez, terketmez, zamanınızı çalmaz, anlayışsızlık etmez, değersiz ve kusurlu hissettirmez, emeklerinizi ziyan etmez…. Sizi dinler, anlar ve anlatır, size kendinizi değerli ve tamam hissettirir, mutlu eder, emeklerinizin ve harcadığınız zamanın karşılığını verir…Sanata ne verirsen onu alırsın…

Aslında herkes dahidir…Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirecektir….

ALBERT EINSTEIN…

Kendini bilmek ilk ve en önemli erdemdir… Gelişmiş insan olabilmek için, yola çıkış noktası burasıdır…Kendine dışarıdan bakabilmek, objektif olarak sorgulayabilmek, zayıf ve güçlü yanlarını bilebilmek, içindeki iyiliği ve kötülüğü farkedebilmek ve bütün bunları yönetebilmek yani özfarkındalık sahibi olmak gerekir…Daha sonra, oto kontrol ve kabul’e gelinir…Kusurlarını düzeltmen, düzeltemiyorsan kabul etmen, onlarla barışman gerekir…Bizler zayıf ve güçlü yanlarımızla bir bütünüz ve eşsiziz, fakat kusursuz değiliz…Son olarak, potansiyelimize yönelik amaçlar edinmeliyiz….Hepimiz
zayıf ve güçlü yanlarımızla, adil doğarız ama eşit değil…Bizim varoluş amacımız; önce hayatta kalmak, sonra neslimizi sürdürmek ve en sonunda güçlü yanlarımızı keşfedip kullanmaktır…Esasında bütün bunlar, insanın anlam arayışının bir sonucudur…Kendini farketmiş ve gerçekleştirmiş bir insan, hayat amacını bulmuş ve hayatını anlamlı kılmıştır…


KENDİNİ YARAT VE GERÇEĞİ GÖR…İsimli kara kalem çalışması için, dostum FATMA ATANAZ’a teşekkür ederim…

Hepimiz soyumuzdan getirdiğimiz genetik kodlar taşıyoruz…Baskın bir eğilimle dünyaya geliyoruz…İçine doğduğumuz aile, çevre, ekonomik durum ve eğitim sistemi, bizi kendimizden uzaklaştırıyor… Bütün bunlar bizim kim olduğumuzu merak etmiyor, sadece bir kalıba sokmaya çalışıyor…Yaşımız ilerledikçe iş yaşamı, aile hayatı, sosyal çevre arasında hayatta kalmaya çalışırken, kendimizi unutuyoruz…Öyle ki olmak istediğimiz kişiyle, olduğumuz kişi arasındaki uçurum, artık bizi yutacak kadar büyümüş olur…Eğer kendini olmak istediğin kişi sanıyorsan ve ne olduğunun ya da ne olmadığının farkında değilsen…İçinde dolduramadığın ve anlam veremediğin kocaman bir boşlukla, kendini kandırarak, sahte bir cennette yaşar gidersin… Ama kendine karşı dürüstsen, olmak istediğin kişi olmak için çaba gösterirsen, seni kalıba sokmaya çalışan zincirlerinden kurtulur, kendin olur ve gerçek huzuru bulursun…Önce annenden doğarsın, sonra kendinden bir sen daha doğurursun…Bu çok uzun ve sancılı bir süreçtir, ama sonunda yepyeni bir hayat vardır…Kendini yaratan insan, pramitin en tepesinden artık herşeyi görebilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir