Diş teli tedavim, 2. ayında

Diş teli tedavisi çok zor, uzun ve pahalı bir tedavi, bu yüzden bu kararı vermem hiç kolay olmadı, öyle ki 15 yılımı aldı…Hep gel gitlerim vardı bu konuda, ama künt bir olay bu kararı vermeme vesile oldu…Kötü görünen bir olay, yine hayra hizmet etti diyelim…Önceleri saçlarım kıvırcık ve belimdeydi…Her kırıldığımda, saçlarımı biraz daha kısa kestirdim…Son olayda yine saçlarımı kestirdim ama bu beni kesmedi…Artık kestirecek saçımda kalmadı zaten…Vücudum da onarılacak bir yerde kalmamıştı…Sigarayı bıraktım…İdeal kiloma ulaştım…Beni, bende rahatsız eden fiziksel tek kusurum, dişlerimdi artık…Sonra bu fikri kafamda olgunlaştırırken, fotoğraflarda hiç otuz iki dişimi göstermediğimi farkettim…Konuşurken, gülerken farkında olmadan elimle ağzımı kapattığımı ve dişlerimin bozukluğu yüzünden birazda peltek olduğumu…Dedim ki kendime “Gereksiz işler, gereksiz insanlar için çok zaman, çok para, çok emek harcadın…Senin için en değerli sen olmalısın, başkası değil…Kendine bu zamanı ve parayı ayırmalısın, bu emeği vermelisin… “

3 ayrı doktorla görüştüm, sonra en içime sinen öneriyi getiren doktorla tedaviye başladık…Üst teller takıldı önce…İlk iki gün çok ağrılıydı…Sabah, öğle, akşam ağrı kesici aldım…Ağrı kesici almadan bu bir kaç günü geçirmek mümkün değildi, çünkü teller sadece dişleri değil, insanı da geriyor…Adam öldürmemek için, ağrı kesici içmek zorunda kalıyorsun…İlk 2 gün sadece çorba içebildim…Şimdi ısıramıyorum ama küçük lokmalar halinde yumuşak şeyleri yiyebiliyorum…2 yıl boyunca çekirdek çitleyemeyeceğim,kütür kütür elma yiyemeyeceğim, ısırarak ekmek arası yiyemeyeceğim….Alt teller takıldıktan sonra braketler yanaklarıma battı…Bunun bir çözümü de yok…Her yemekten sonra ortodontik fırçayla dişlerimi fırçalayıp, muhakkak gargara kullanıyorum…Bu çok rahatlatıyor…Ağız içi yaralarımda geçmeye başladı…Yüzüstü yatmayı çok severdim, iki sene yüzüstü yatmam mümkün olmayacak…Çünkü braketler yanaklarıma saplanıyor…İlk haftalar makyaj yapamadım…Sürekli diş fırçalıyor olmak engel gibi geldi ama şimdi dişimi fırçalayıp rujumu tazeliyorum, günlük makyajımı yapabiliyorum…Tellerle yaşamaya alışmaya başladım…Yıllar önce taktırmadığım için pişmanım…

Diş teli tedavisi veya gülüş estetiği tedavisi görmüş arkadaşlarımda, farkettiğim birşey var…Gülmeyi çok seviyorlar…Bunu, güzel bir gülümsemenin yokluğunu yaşamış olmalarına ve bu güzel gülümsemeye çok zor ulaşmış olmalarına bağlıyorum…Gülemeyenler, gülmenin kıymetini biliyorlar…Her konuda olduğu gibi herşey yokluğunda anlamlanıyor, varlığında değersizleşiyor…Saçlarımı son katledişimden sonra, keratin bakımını keşfettim…Babama da saçlarımı uzatacağıma söz verdim…Ben artık ne kırılırım, ne de saçlarıma kıyarım…Şimdiden ağız dolusu gülmeye başladım bile…Diş tellerime rağmen, kocaman kocaman gülüyorum…Çünkü ben, belki koluma değil ama, dişlerime iki bilezik taktım…Ciddi ve kazançlı bir yatırım oldu benim için…”Gülümsemenin hiç bir maliyeti yoktur.” diyorlar ama bizim gibi doğuştan muntazam dişlere sahip olmayanlar için, bir güzel gülümseme çok maliyetli…Ama iki bileziği koluma taksam beni bir ömür güldüremezdi…Hem ben, otuz yaşında dişine tel taktırmış, iki sağlam dişini çektirmiş kadınım artık, benim vazgeçemeyeceğim, üstesinden gelemeyeceğim hiç birşey yok…

BAZI KADINLARIN MÜCEVHERE İHTİYACI YOKTUR, GÖZLERİ VARDIR… MAKYAJA İHTİYACI YOKTUR, GÜLÜŞÜ VARDIR…DEKOLTEYE İHTİYACI YOKTUR, ZARAFETİ VARDIR… KÜFRE İHTİYACI YOKTUR, YOKLUĞU VARDIR… ETİKETE İHTİYACI YOKTUR, KALİTESİ VARDIR…İSPATA İHTİYACI YOKTUR, ASALETİ VARDIR… AKLA İHTİYACI YOKTUR, VİCDANI VARDIR…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir