Aç kalmadan, sağlıklı ve kalıcı zayıfla…

Yıllarca bize, zayıflamak için kalori hesabı yaptırdılar… Obezitenin faili olarak, yağları gösterdiler… Ama filmin sonunda katil, şeker ve tahıl çıktı… Eğer denemediğiniz diyet kalmadıysa ve hala kilo veremediyseniz, size kapının anahtarını bu yazı da vereceğim…

Klasik beslenme pramidi

Pramidin en geniş kısmını oluşturan ve temel besin kaynağı olarak kabul edilen tahılların, (bilim insanlarının son zamanlardaki araştırmalarıyla) sandığımız kadar masum ve gerekli olmadığını öğrendik… Tahılların glisemik indeksi yüksektir, bu yüzden vücut tahılları da şeker olarak algılar ve şeker gibi bağımlılık yapar… Karbonhidrat ve şeker glisemik indeksi yüksek olduğu için, kanşekerini hızla yükseltir, kan şekeri çok yükseldiği için fazlaca insülin salınmaya başlar, kısa sürede kan şekeri normal sınırın altına düşer ve yine açlık hissetmeye başlarsınız… Buna reaktif hipoglisemi denir… Yani yemek sonrası açlık hissi, tatlı yeme isteği… Bu şekilde beslenmeye devam ederseniz, insülin direnci gelişir… Kandaki glikoz insüline duyarsızlaşır ve şekeriniz düşmez… Obezite, diyabete ve diyabet, obeziteye neden olur… Bu kısır döngüden kurtulmanın tek yolu, insülin direncini kırmaktır, bunun da yolu yüksek glisemik indeksli besinleri tüketmemektir…

GLİSEMİK İNDEKS; karbonhidratların kan şekerine olan etkisinin sayısal olarak sınıflandırılmasıdır…

Klasik beslenme pramidinin aksine, glisemik indeks pramidinde, tahıllar pramidin temelinde değil, en üstünde yani tüketilmemesi gereken ya da sınırlı tüketilmesi gereken gruptadır… Pramidin temelinde ise sebze, meyve, et, sağlıklı yağlar (tereyağı, zeytinyağı), yumurta, süt ve süt ürünleri, yağlı yemişler ve bakliyat bulunmaktadır… Bu bir diyet değildir… Ömür boyu uygulanması gereken, sağlıklı beslenme şeklidir… Düşük karbonhidratlı beslenme planında, düşük glisemik indeksli besinlerden, ilk aşamada doyasıya yiyebilirsiniz… Bir süre sonra kan şekeriniz normale dönmeye başladığında, otomatikman daha az açlık hissedeceksiniz ve yağ yakmaya başlayacaksınız… İşin en güzel tarafı;, hem aç kalmayacaksınız, hemde kas değil yağ kaybedeceksiniz… Topraktan gelen herşey karbonhidrat içerir ve bu ihtiyacımızı meyve ve sebzeler zaten karşılarken, yoğun karbonhidrat içeren şeker ve tahıl, bedende ağrıya ve inflamasyona neden olur…

Önemli olan; ne kadar yediğiniz ya da ne zaman yediğiniz değil, NE YEDİĞİNİZ…

Depresyon ve duygusal açlık karbonhidrat tüketimini arttırır, çünkü karbonhidratlar kısa süreliğine mutlu eder, ama uzun vade de depresyona sebep olur… Bağımlılık geliştiren diğer bütün maddeler gibi… Tahılı hayatınızdan çıkararak depresyondan kurtulabilirsiniz… Çoğu insanı başlangıçta, yüksek glisemik indeksli şeyler yemeye iten; can sıkıntısı, boşluk hissi ve duygusal açlıktır, ama bir süre sonra bu metabolik bir sorun haline gelir… Bozulan metabolizma yavaşlar, daha çok karbonhidrat ister ve hızla kilo alır… Öncelikle bizi yeme davranışına iten stres faktörlerini, hayatımızdan çıkarmalıyız ya da olduğu gibi kabul edebilmeliyiz… Can sıkıntısı yaşamamak ve yemek yememek için, boş vakitlerimizi hobiler ve işlerle doldurmalıyız ve son olarak, duygusal açlığı yenmek için kendimizi sevmeli ve bize zarar veren her şeyden uzaklaşıp, fayda sağlayan şeylere yönelmeliyiz…

Öğünler nasıl olmalı?

kahvaltı;

yumurta ya da peynir,zeytin, domates, salatalık, meyve, kuruyemiş ya da avokado

ara öğün;

meyve; yanında süt ya da yoğurtla, kuruyemiş yanında şekersiz çayla ya da soda, ayran

ana öğün;

çorba, sebze, yoğurt ya da çorba, et, salata

uyumadan önce ya da gece acıkırsanız;

süt ya da yoğurt

Burada ki mantık şudur; karbonhidratın yanında muhakkak protein olmalı çünkü, protein karbonhidratın yavaş sindirilmesini sağlar böylece, şeker yavaş yükselip, yavaş düşer… Sebze, meyve, yeşillik, kompleks karbonhidrattır… Süt, yoğurt, yumurta, et ise protein kaynağı… Kuruyemiş ve baklagiller, hem bitkisel protein, hem kompleks karbonhidrat kaynaklarıdır…

Tüketilmemesi gerekenler

  • bulgur
  • pirinç
  • mısır
  • her tür ekmek
  • çavdar
  • yulaf
  • buğday
  • tam tahıl unu
  • makarna
  • erişte
  • şehriye
  • patates
  • tüm paket ürünler
  • alkol (yüksek oranda karbonhidrat ve şeker içerir)

Yeme eğilimine neden olan; stres, sıkıntı ve duygusal açlığı önlemenin en iyi yolu, SPOR’dur…

Eğer yağ yakmak istiyorsanız, kardio yapmalısınız… Nabzı yükselten ve terleten kardio, yağ yakımına neden olur… Eğer amacınız sıkılaşmaksa, egzersiz sizin için daha uygundur… Fakat hem yağ yakmak, hemde sıkılaşmak istiyorsanız; tempolu yürüyüş, koşu, bisiklet binmek gibi kardiolar yaparken, tüm kasları çalıştıran yoga, plates, fıtness gibi egzersizlerde yapmalısınız…

sağlıklı bir yaşam için;

  • Can sıkıntısından kurtul, kendini sev… Bütün bağımlılıkların temelinde, boş zamanlarında ne yapacağını bilememek ve değersizlik duygusu vardır…
  • Hobi edin… Ne yapacağını, neye ilgin olduğunu bilmiyorsan, temel şeylerden başla… Her birey yabancı bir dil bilmeli, amatör de olsa bir enstrüman çalabilmeli, spor yapmalı, araba kullanabilmeli ve profesyonel olduğu bir mesleği olmalı…
  • Kitap oku…Okumak gelişimin anahtarıdır…
  • Günlük yaz… Kendini ifade etmenin, kafa karışıklığını gidermenin, rahatlamanın, yeni bir rota çizmenin ve uygulamanın, gelişim sürecini görebilmenin çok güzel bir yoludur…
  • Sağlıklı beslenmek istiyorsan; yaptığın alışverişe, mutfağına ne girdiğine ve nasıl piştiğine dikkat et… Kızartma yapma… Marketten çok, kasaptan ve manavdan alışveriş yap, paketteki ürünlerden uzak dur, toprakta yetişen ürünleri tüket…
  • Her an bilinçli beslen.. Bilerek ve farkında olarak ye… Zararlı bir besin tüketirken bile, onun zararlı olduğunu bilerek ye… Besinleri sadece lezzetli ve lezzetsiz olarak değil, sağlıklı ve sağlıksız olarak da sınıflandır…
  • Yenilik ve değişiklik hayatının bir parçası olsun… Değişmeyen tek şey ölümdür… Yaşayan her şey dönüşür…
  • Sporu hayatının bir parçası yap… Bu sadece yürüyüş yapmak bile olabilir… Hareket et…
  • Sosyalleş… Biz insanlar sosyal varlıklarız… Yalnızlık doğamıza aykırıdır , bizi depresyona iter…
  • Kendine verdiğin değeri, kimsenin gözünden biçme… Kendini sev… Hepimiz özel ve eşsiziz… Senden bir tane daha yok…
  • Mutlu ol… Sadece yaşıyor olduğun için… Mutlu olmak için sebep arama… Mutsuz olmak için sebebinin olmaması, mutlu olmaya sebeptir…
  • Değiştiremeyeceğin şeylerle savaşma… Olduğu gibi kabul et….
  • HAYAL ET… Düşler bizim tanrısal yanımızdır… Yaratma gücümüzdür…
  • Sadece bir ADIM AT ve ELİNDEN GELENİ YAP… Gerisi kendiliğinden gelecektir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir